Dünya’da ve Türkiye’de Kadın

 

Yakın bir zamana kadar dünyanın hemen her yerinde neredeyse ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören kadınlar, kadın hakları konusunda ilk adımlarını 1800lü yıllarda atmışlardır. İlk adım olarak 1791 yılında Fransız devrimi sırasında yayınlanan ‘’Kadın Hakları Bildirgesi’’ gösterilebilir. Kadın hakları davası Avrupa’da başlayıp yayılmış olmasına rağmen, Türkiye’de kadınların haklarına birçok Avrupa ülkesinden önce kavuştuğu söylenebilir.

Tüm dünyada kadınların malvarlığına dahi sahip olamaması, siyasal hayata ya da iş hayatına katılamaması gibi sebepler, kadın hakları mücadelesini başlatan başlıca sebepleri oluşturmuşlardır. Fransız kadınları, yine devrim dönemine gelen 1831 ve 1848 yıllarında ilk defa seçme haklarını talep etmişlerdir.  Birleşik Krallık da 1832 ilk çıkış yapan ülkeler arasına girmiştir. İskandinav ülkelerinde kadınlar 1880li yıllarda siyasal haklarını ilan etmişlerdir. Ardından 1900lerde Orta Avrupa’dan ilk talepler gelmiş, fakat bunun sonrasında bir çok ülke kadın hakları konusuna dahil olmak için 1. dünya savaşından sonrasını beklemiştir. Hatta kimi ülkelerde bu konuda ayrı bir girişimde bile bulunulmamıştır.

Türk kadınlarının 1934 kavuştuğu seçme ve seçilme hakkını; Fransız kadınları bu tarihten çok sonra ancak 1945 yılında elde edebilmiştirler. Buna uygun olarak Fransız kadınları birçok hakka geç sahip olmuşlardır. Kadınların siyasal yaşama aktif olarak katılımı ise neredeyse yok denecek düzeydedir. Aynı şekilde; gelişmiş sayılan Amerika, İtalya ve Japonya gibi ülkelerde de kadın hakları çok geç gündeme gelmiş ve elde edilmiştir. Sovyetler Birliği kadınların en ağır şartlarda çalıştığı, en çok ezildiği ülkelerden biri olmasına rağmen burada bile esaslı bir kadın hareketi görülmemiştir.

Çeşitli dernekleşmelerle, basın yoluyla ya da çeşitli eylemlerle, birçok zorluğun üstesinden gelinerek kazanılmaya çalışılan kadın hakları, dünya genelinde çok önemli gelişmeler kaydetmiştir. Buna karşın dünyanın azımsanmayacak bir kısmında ise hala kadın hakları, söz konusu bile edilememektedir. Dünya üzerindeki arazilerin yalnızca yüzde birinin mülkiyeti kadınlara aitken, yoksulların %70’ini ve mültecilerin %80’ini de kadınların oluşturduğu veriler arasında bulunmaktadır.

 
 
 
0 Yorum

İlk yorumu yapan siz olabilirsiniz.

 
 
Konu hakkında yorumunuz